Lütfen bekleyin..


'Müslümanlar sihirle ilgilenmemeli'

13 Aralık 2016, 15:54 - Okunma: 1314

Diyarbakır’dan geçen Dicle Nehri’nde suların çekilmesiyle gün yüzüne çıkan at nalı, Arapça yazılı kurşun levhalar, çakı ve muska gibi nesnelerin büyü ve sihirde kullanıldığının ortaya çıkmasının ardından âlimler, Müslümanların, dinde haram olan büyü ve sihire asla tevessül etmemesi gerektiğini vurguladı.

Konuyla ilgili İLKHA’ya konuşan İTTİHAD Genel Başkan Yardımcısı Mehmet Şenlik, İTTİHAD üyesi Molla Abdulkuddüs Yalçın ile Yenişehir Müftüsü Şefket Dilmaç, büyü ve sihir yaptığını iddia edenlerin, insanların dini duygularını sömürdüğünü ifade ettiler.

İslam’da sihir ve büyü ile ilgili konulara yer verildiğini söyleyen İTTİHAD üyesi Molla Abdulkuddüs Yalçın,  sihri öğretmenin ve onunla amel etmenin küfür olduğunu dile getirerek, “Sihir küfre götüren bir tür eğitim şeklidir. Sihrin amacı karşı tarafı kandırmaktır. Bunu da değişik yöntemler ile yapabilirler. Sihrin tümü küfre götürmez ama haramdır. Kur’an-ı Kerim büyü ve sihri yasaklayarak, şeytanların işi olarak hüküm vermiştir. Eğlence için dahi yapılsa, caiz değildir.” dedi.

Bazı insanların, umudunu büyü, sihir ve fala bağladığını söyleyen Yalçın, “Bunlar İslam’ın caiz görmediği kesinlikle haram kıldığı ve bir Müslüman’a yakışmayan tavırlar olduğunu bilmemiz gerekir. Hatta Resûlullah’ın,  falcıya veya kahine giderek onlara inananın Kur’an-ı inkar ettiğini belirttiği hadisi var. Müslümanlar büyü ve sihirle ilgilenmemeli” şeklinde konuştu.

“Bir Müslümanın buna tevessül etmemesi gerekir”

Peygamber Efendimiz Hz. Muhammed’e de sihir yapıldığına ve bunun sonucunda hastalandığını hatırlatan Yalçın, büyünün aklî ve ruhî yönden büyük zararlarının olabileceğine dikkat çekerek, “Bir Müslümanın buna tevessül etmemesi gerekir. Elhamdülillah biz Müslüman bir halkız, Kuran gibi bir mucize var aramızda. Resûlullah gibi bir zat önderimizdir ve İslam memleketinde ülkesinde yaşıyoruz. Böyle bir durumda bir Müslüman’ın merakı, İslami öğrenmek olmalıdır. İslam hakkında ciddi bir bilgiye sahip olan bir insanın kesinlikle sihre tevessül etmesi düşünülemez. Dolayısıyla biz Müslüman kardeşlerimizden ve Müslüman halkımızdan uyanık olmalarını ve küfrün birçok oyununun olduğunu ve bu oyunlarla da her zaman Müslümanlarla uğraştıklarını ve Müslümanları İslam’dan uzaklaştırıp İslam hakkında cahil bırakmak istediklerini bilmelerini istiyoruz.” diye konuştu.

İTTİHAD Genel Başkan Yardımcısı Mehmet Şenlik ise bu tür işlerin batıl ve hurafe olduğuna dikkat çekerek, bu işlerin amaçlarından birinin de maddi çıkarlar olduğunu ifade etti.

Şenlik, “İnsanları, bu tür işlerle sömürüyorlar. Sihir, kebair günahlardandır ve İslam dışıdır. Hurafe türünden olaylarla insanları dolandırıyorlar. Büyü İslam’da büyük günahlardandır. Günümüzde bazı kesimlerce İslam dinini lekelemek için de yapılıyor. Din adamlarının bu tür işlerle uğraştığı imajı oluşturmak istiyorlar. Bu kötü niyetli bir faaliyettir. Müslümanların dinini bulandırmak, zamanını boş işlerle harcamak amaçlanıyor.” dedi.

Büyü ve sihir gibi mefhumların var olduğunu ancak helal olmadığını yineleyen söyleyen Yenişehir Müftüsü Şefket Dilmaç, “Var olan her şey helal olacak diye bir kaide yok. Hırsızlık da var, arsızlıkta, adam öldürme de var. Bunlar hak olamazlar ve Müslümanlara yakışmaz.” diye belirtti.

Sihir ve büyü ile insanların sömürüldüğüne dikkat çeken Dilmaç, “Sihir ve büyü insanları aldatmak ve sömürmek için yapılan işlerden ibarettir. Kimi bunu yıldızla yapar, kimi bunu yaldızlı sözlerle yapar. Büyücülerin bugüne kadar bir işi başarmış olduğuna şahit olan görülmemiş, zaten başarmaları da söz konusu değildir. Büyü ve sihir insanların cebindeki parayı almak için kullanılıyor. Karı kocayı birbirlerine sevdirmek ya da birbirinden ayırmak,  insanların arasında nefret uyandırmak gibi eylemler menfaat üzerine kuruludur. ” diye konuştu.

Bazı TV’lerde büyücülüğün özendirilmesine yönelik yayınlar yapıldığını söyleyen Dilmaç, bu tür yayınların önüne geçilmesi gerektiğini ifade etti.

Hiçbir insanın büyücülük ile insanların kaderini okuyamayacağını, geleceğini bilemeyeceğini söyleyen Dilmaç, “Dikkat ederseniz, hangi burca bakarsanız, kendinizi görürsünüz. Çünkü, insanları kandırmaya yöneliktir. Gezegen ve yıldızların, ayın ve tabiatın insanların üzerinde etkileri vardır. Ama şarlatanların iddia ettikleri gibi değildir.” ifadelerini kullandı.

“Allah’ın sizin için takdir ettiği kaderin önüne geçemezler”

Dilmaç, şöyle konuştu: “Oyulmuş taşların içinden geçmeye çalışanlar, köprülerden at nalları ve benzeri nesneler atanlar, mezarlıklarda değişik uygulamaları yapanlar, ellerine bir şeyin geçmeyeceğini bilmelidir. Çünkü bunları yaparak Allah’ın sizin için takdir ettiği kaderin önüne geçemezler. Allah’ın kaderini yine Allah değiştirir. Sadaka verirseniz, dua ederseniz ömür uzar, kadar değişir ancak başka bir yolu yoktur. Kaderi dua ve sadaka ile değiştirmeye çalışın büyü ile değil.” şeklinde konuştu. (M. Sıddık Bilge, Hüseyin Genel – İLKHA)

  • Bu haberi paylaşın:
UYARI: Konuyla ilgisi bulunmayan, hakaret içeren cümleler veya imalar, inançlara saldırı, şiddete teşvik ve tamamı büyük harfle yazılan yorumlar onaylanmamaktadır.
FIKIH Kategorisindeki Diğer Haberler
​Son zamanlarda toplumda yayılan sanal para olan bilenen "Bitcoin"..
​Son yıllarda tesettür ve başörtüsü kavramlarının içinin boşaltıldığına dik..
Zekâtın İslam dininde büyük öneme sahip olduğunu belirten İttihadul Ulema ü..
Diyanet İşleri Başkanı Görmez, Müslümanların çoğunlukta olduğu ülkelerde ve..
İttihad'ul Ulema Genel Başkanı Molla Enver Kılıçarslan, namazın, mümini..
İtikâf sünneti ile ilgili mesaj yayımlayan Âlimler ve Medreseler Birliği, i..
bmV0aGFiZXJ5YXppbGltaS5jb20=